18 Mayıs 2017 Perşembe

VANYA DAYI/ ANTOV ÇEHOV' U OKUDUNUZ MU?



                  Hikaye türünün babası Çehov'un tiyotra eseri. Rusya'nın ekonomik ve sosyal olarak çalkantılı bir dönemimde yazılmış ve eserde bu dönemi yansıtmış.Aslında eserde anlatılanlar sadece

1 Mayıs 2017 Pazartesi

MUTLU OLMA IHTIMALIMIZ/ FREUD`U OKUDUNUZ MU?

                       Okuduğum son kitabım psikanalik kuramın babası, "Freud'u tanımıyorum ama tanımak istiyorum fakat hiç zamanın yok, kısa yoldan tanımak mümkün mü?" diyenler için. Neden kitabın adı "Mutlu Olma İhtimalimiz"

21 Nisan 2017 Cuma

AŞKIN GÖZYAŞLARI TEBRİZLİ ŞEMS/ SİNAN YAĞMUR'U OKUDUNUZ MU?

Günler, aylar süren bir çabanın sonunda kitabımı bitirebildim. Sanılmasın ki kitap çok skıcı, sürükleyici değildi de ondan bitmedi. Bu tamamen

28 Ocak 2017 Cumartesi

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın İki Kitabı Bulndu


1365465_940x531Gazete Habertürk’ten Sami Akbıyık’ın haberine göre, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın 24 Ocak 1962’deki ölümünden 55 yıl sonra, Paul Valery’den çevirdiği ve son bölümünü 1952’de tamamladığı ‘Mösyö Teste’ ile Nerval’le ilgili bir kitap çalışması bulundu.
Türk edebiyatını başta “Huzur” romanı olmak üzere

27 Ocak 2017 Cuma

BİR DELİNİN HATIRA DEFTERİ/ GOGOL'U OKUDUNUZ MU?


               Normal bir dünyada, normal bir yaşantı sürdüğümüzü düşünmüyor muyuz çoğumuz?Kendi normlarımızı ölçü kabul ederek "normal" demiyor muyuz? "Bencillik" sözcüğü kulağımı tırmaladı, bu cümleleri düşünürken. 
              İşte bu kitap çevresine karşın ayakta durmaya belki de yaşamaya çalışan bir insanın günlüklerini içeriyor. Gerçekten deli miydi yoksa delirmek mi zorunda kaldı bilinmez. Belki de "Biz normaliz!" diyen insanların arasında deli olmak en kolayı gelmiştir ona.

4 Ocak 2017 Çarşamba

SİNEKLERİN TANRISI / WILLIAM GOLDING'I OKUDUNUZ MU?

             
            Uzun zamandır elimde sürünmek zorunda kaldı zavallım,ama bir sabah uyandım ve karar verdim: "Seni bitireceğim oğlum!" Okurken çok zevk aldığımı söyleyemem. Aslında içeriğinde sembolik ögeler bulunan eserleri okumayı severim.Ama bu kitabı nedense cok sevemedim. Ancak kitabı bitirdikten sonra sonsöz bölümünü mutlaka okuyun derim.Ama sakin kitabi okumadan önce bu kismi okumayin, çünkü o kadar güzel anlatilmis ki kitap; kitabi okumaniza gerek kalmadigini düsünebilirsiniz.
          Eser Türkiye Is Bankasi Kültür Yayinlarindan çıkmis ve Ingilizce  aslından çevirisini Mina Urgan yapmış. Dili çok akıcı. Rahatlıkla okunabilecek bir kitap.
Kitap Nobel Edebiyat Ödülü almış. Modern Klasik yapitlardan. Bu açıdan mutlaka okuması gerekir diye düsünüyorum. Kitap, başlangıçta bir çocuk kitabı diye düşünülse de öyle değil. Hatta R. M. Ballantyne'nin "Mercan Adası" kitabının çagdaş bir uyarlaması sanılmıstır. Konularına bakıldığın da  çok farklı oldukları anlaşılır.
         Kitapta altı çizilebilecek çok cümle bulamadım ama sonsöz  kısmında altı çizilebilecek çok cümle ve parağraf var. Bir gün bunları bir derlemek istiyorum. 
         Bakalım atom çağının çocukları  yeryüzündeki cenneti simgeleyen bu adayi nasil bir ceheneme çeviriyorlar? İyi okumalar...

3 Kasım 2016 Perşembe

GÖĞÜ DELEN ADAM/ ERICH SCHEURMANN'I OKUDUNUY MU?

                          
                             Ah bu benim vicdanım! Ne geldiyse başıma onun yüzünden geldi.Yazmayacaktım ama yine dayanamadım. Oturdum bozuk bilgisayarın başına yine yazıyorum işte...Bu kitap benim gözdelerim arasına girdi. Çeviri olmasına rağmen dili oldukça sade ve akıcı. Bir günde okunabilecek kıvamda. Peki, ne anlatıyor bu kitap? Bu kitap bize, bizi anlatıyor. Siz de okurken ben bunları biliyorum zaten diyeceksiniz ama kapalı kaldığınız çemberin içinden çıkamadığınızı ve belki de hiç çıkamayacağınızı göreceksiniz.

                             Çok uzun yazmak istemiyorum bilgisayarım her an her şeyi silebilir. Yazarımız başına gelen türlü olaylar sonucunda belki de mecbur kalarak misyonerlik amacıyla medeniyetin uğramadığı yerlerden olan Samoa'ya gidiyor ve daha önce bir müddet Avrupa'da kalıp gözlem yapan kabile reisi Tuiavii'nin teknoloji ve medeniyetin insanlara neler getirdiğini ve onlara olan etkisini içeren düşüncelerini kaleme alıyor. Bu notları daha sonra kitap haline getiriyor ve bu kadar ses getireceğini düşünmeden yayımlıyor.

                        Papalagi "göğü delen adam" anlamına geliyor. Ufukta beliren beyaz yelkenliyi beyaz bir delik olarak görüyor yerliler ve içinden beyaz adamın çıkmasıyla ona bu adı veriyorlar.
 İçeriği hakkında daha fazla ayrıntı vermek istemiyorum. Bolca altının çizilebileceği  cümlelerin olduğu bir iç ses bu kitap.
                                                  Keyifli okumalar diliyorum.