7 Ekim 2013 Pazartesi

İlhan Berk’e Ev Ziyareti!!!

“İlhan Berk’e Ev Ziyareti” Anma Sergisi

İlhan Berk,  ölümünün 5. yılında, “İlhan Berk’e Ev Ziyareti” Anma Sergisi ile Bodrum’dan Bursa’ya taşınıyor. 10 Ekim – 20 Kasım tarihlerinde, Bursa’da Nilüfer Belediyesi Nazım Hikmet Kültürevi’nde; şeylerin, nesnelerin, taşların, çamurun, çöpün, evin, odanın, kapının, pencerenin, duvarın, tavanın, merdivenin, masanın, kâğıt kalemin şairine, İlhan Berk’e bir ev ziyareti yapılabilecek.
Şiirleri, resimleri, kitapları, defterleri, çalışma odası, fotoğrafları, giysileri ve özel eşyaları ilk kez Bodrum dışına çıkıyor.
Serginin küratörlerinden Gonca Özmen, İlhan Berk’i ve sergiyi şöyle anlatıyor:
Doğadaki her şeye, her nesneye yazılacak bir şey diye bakan İlhan Berk, bunun sıkıntısını yaşar ve yazmak onun için bir mutsuzluk kaynağı ya da “cehennem” olur. Yazmanın/yazamamanın verdiği bu sıkıntıdan da resim yaparak kurtulur. Resim yapmak haz veren bir oyundur sanki onun için. Şiirde de olduğu gibi, bir yapı kurmak derdi yoktur. Bu nedenle rahattır; beğenmezse yırtar, atar. Kendisi şöyle dile getirir bu durumu: “Bu yeryüzünde, mutlu olduğum bir tek şey var: Resim yapmak. Büyük bir mutluluk duyuyorum resim yapmaktan. Aşkın, yaşamanın ta kendisi benim için resim yapmak. Resim yaparken deliler gibi seviniyorum, göneniyorum. Her şeyi, her şeyi unutabiliyorum, yaşamın ta göbeğinde gibiyim. (…) Niçin bu? Resim benim sorunum değil de onun için mi? Kendimi onunla kanıtlamak, doğrulamak istemeyişimden mi geliyor bu mutluluk? Öyle olacak.
Resim yaparken, tuvale gereksinim duymaz. Çok değişik boyutlarda ve renkte kağıt, karton, duralitin yanı sıra zarflar, kitap kapakları, kitaplarının sayfaları ve ambalaj kağıtları, şiir yazdığı kağıtlar gibi ne bulursa onun üstüne çizer genellikle. Mavi siyah ve çini mürekkebin yanı sıra bazen pastel kullanır; siyah kâğıt/karton üzerine beyaz guajla yaptığı figürler de vardır. Boyadan çok çizgiye önem verir resimlerinde. Resimlerinin iki ana izleği kadın ve çıplaklıktır. Yalnızca çıplak kadın bedenini ve kışkırtıcı cinselliğini çizmeye değer bulmuştur. Kadın bedenini de çevresinden ve diğer nesnelerden soyutlayarak çizmiştir. Bedeni çarpıtılmış kadın figürlerindeki çizgilerinde doğal bir akış vardır. Kadın bedenini çizerken sınır tanımaz; ışığı, gölgeyi, var olan akademik resim kurallarını umursamaz. 4 Aralık 1977 tarihli günlüğünde şöyle yazar: “Ben resme çocuk gözüyle baktığım için, yanlışları da bu yüzden seviyorum. Yanlışlarla doludur benim yaptığım resim. Yanlışları düzeltmek ise aklımdan geçmez.” Örneğin bir resmine damlayan kahvenin bıraktığı lekeleri aynen bırakmış, sanki bir kolaj oluşturmuştur.
Yetinmeyen biri oldu hep İlhan Berk. Sadece şiir yazmakla, sözün betimlediğiyle, göstermeye çalıştığıyla yetinmedi; imgeyi sözden çizgiye de taşıdı. Şiirde nasıl verili olanı, gerçekliği kendince görüp, bozup, isteyince yeniden yazdıysa,  resimlerinde de aynı şeyi yaptı. Şiirde örtüklük taraftarıydı, resimde çıplakları yeğledi. Sayıları, harfleri bile resimmişçesine görendi o. Bakmaya, “gözleri görmeye doymayan”lardandı. Yazının cehenneminden resme sığınıyor, çizerken mutlu oluyordu. İlk sergisini 1976’da Galeri Baraz’da açan Berk,‘Mademki çağ görsellik çağı, işte benim gördüğüm, alın seyreyleyin!’ diye düşündü.
10 Ekim Perşembe saat: 19.00’da Bursa Nazım Hikmet Kültürevi’ndeaçılacak “İlhan Berk’e Ev Ziyareti” adlı sergide, şairin resimleri, el yazısı şiirleri, defterleri, ilk baskı kitapları, fotoğrafları ile özel eşyalarını görebilecek, hayatını sanata adamış bir ustanın yazdıkları ve çizdiklerinin ne denli üstüne başına benzediğine tanıklık edeceksiniz. Onun evrenine bir kapı aralığı bu sergi. Dünyasına bir dalış.
“Gözlerinizi dört açın, yaman şeyler göreceksiniz.” diyordu Abidin Dino. Öyle olacak yine!
edebiyathaber.net (7 Ekim 2013)