31 Ocak 2014 Cuma

Benim Bir Karışım”: Her karışta yeni bir cevap, farklı bir dünya!

 


Her yaştan kitapseverin zevkle okuduğu “Gülümseten Öyküler” dizisinin yaratıcısı, mizah ustası Behiç Ak, yazıp resimlediği “Tombiş Kitaplar” dizisinin ilk kitabıyla bu kez minik okurlarıyla buluşuyor. Yaşadığımız zamana kendine özgü çizgileri ve öyküleriyle hayat veren sanatçı, meraklı Memo ve arkadaşı Tombiş’in bu ilk öyküsünde, bir karışın kaç farklı anlama gelebildiğini ilgi çekici bir kurguyla anlatıyor. Çocukların kendi sorularını sormaları, kendi öykülerini yaratmaları için esin kaynağı olan Behiç Ak, kitabında onları fikir ve anlam üretmeye özendirirken gelecekteki felsefe okumalarının da yolunu açıyor. Günışığı Kitaplığı’nın özenli bir tasarımla yeniden biçimlediği dizinin ikinci kitabı Bizim Tombiş Taştan Hiç Anlamıyor çok yakında kitapçı raflarında.
Tamirci Ali Usta’yla el sıkışan Memo, elinin iriyarı adamın avucunun içinde kaybolduğunu görür. Memo, karışının hep ufacık kalacağından kaygılanır. Acaba herkesin karışı nasıldır? Her rastladığına bunu sormaya başlar. Tabii, arkadaşı Tombiş’e de. Hayret! Amma da değişik karış vardır…
Behiç Ak 1956’da Samsun’da doğdu; İstanbul’da mimarlık öğrenimi gördü. 1982’den beri Cumhuriyet gazetesinde bant karikatür çiziyor. Çocuk kitabı yazar­lığı ve çizerliği, oyun yazarlığı ve sanat yönetmenliğinin yanı sıra belgesel film alanında da çalışmaları olan sanatçının resimli çocuk kitaplarından bazıları, Japonya’da da yayımlanan Gökdelene Giren Bulut, Kedi Adası ve Rüzgârın Üzerindeki Şehir. Bunlardan Yüksek Tansiyonlu Çınar Ağacı, Günışığı Kitaplığı tarafından özgün bir ta­­sarımla yenilendi (7. baskı: 2012). Behiç Ak’ın, Gün­ışığı Kitaplığı için “Gülümseten Öyküler” adı altın­da yazıp çizdiği Güneşi Bile Tamir Eden Adam, Pat Karikatür Okulu ve Geçmişe Tırmanan Merdiven gibi kitaplar her yaştan okurun büyük ilgisini topluyor. Yazarın, yine Günışığı Kitaplığı tarafından yayımlanan Karikatür Kitabı (2. baskı: 2012), 30 yıllık karikatür birikimini çocuklara sunan özel bir albüm. Kedilere düşkünlüğüyle tanınan sanatçı, İstanbul’da, Kuledibi’ndeki atölyesiyle Moda’daki evi arasında gidip gelirken, vapurlarda yeni yeni kitaplar düşünüyor.