21 Aralık 2013 Cumartesi

HAYATTA HER ŞEYİ ÇOK İYİ BİLEN İNSANLAR VARDIR


                   Hayatta her şeyi çok bilen insanlar vardır. Hayatın bütün düğümlerini çözmüş, bilge kişiler...Öyle her şeyi bilirler ki bunlar;  parmak uçlarına, belinin kıvrımına, diz kapaklarına, çatalı tutuşuna, dumanı savuruşuna, perdesinin püskülünden, ense köküne kadar bilgi vakur ve " burası zaten hep benimdi , benim kalacak" der gibi yerleşmiştir. Bilginin ağzına sürdüğü "bal" misali kendi kurallarının hüküm sürdüğü 80 m2'lik, 2 m2'lik bilemedin bir insan boyu imparatorluk(!) Gençlik enerjisiyle, sahte mutlulukların ve yalancı özgürlüğün verdiği sahte sarhoşluk.

                 Bilgi güven verir sana. İyiyi, kötüyü, renkleri, zulmü, riyakarlığı, yalanı, acıyı, haseti akla gelebilecek, varlığını insanoğlunun münasip bir zamanında, kendi kandırılmışlığını bastırmak ve kendine dahi bunu unutturmak için ürettiği, içi kurtlu dışı can alıcı kırmızılıkta elma şekerlerini sunar sana. Ve aldanırsın buna. Bilgi güven verir sana...İNANIRSIN VE GÜNENİRSİN ONA...

               O ise kendine inanır. Kendine kanar. İnsanoğlunun en ilkel duygusunu içinde fark etmeden büyütür. Bu arada dilinden sevgi sözcükleri, parmak uçlarından güzellik adına ne varsa onlar akar falan filan... Şöyle bir saçını savurur, yoluna bakar. "Ha ha! işte yine ben!" sesi ruhuyla damarları arasında kalan karanlık köşelerinde yankılanır. "İktidar sahibi olma" insanoğlunun en ilkel ve en vahşi duygusu...
             İNANIRSIN VE GÜVENİRSİN ONA... O ise iktidar canavarının diş çürüğünde kendi yok oluşunun resmini çizmekte...Gülümsemekte...