Barış Bıçakçı'yı çok severim. Onun kitaplarında derin bir anlam ve duygu sarmalı vardır. Okumadığım birkaç kitabı daha var fakat okumasam da onun kitaplarını sonuna kadar tavsiye edebilirim. Bu kitapta da olduğu gibi hiç bir kitabını okumaktan pişman olmadım. Şu anda içimden tezahürat etmek geldi.
14 Şubat 2016 Pazar
Tomris Uyar ve Turgut Uyar’ın aile arşivinden fotoğrafla
Tomris ve Turgut Uyar’ın oğlu Hayri Turgut Uyar tarafından dijital ortama aktarılan arşiv fotoğrafları
Tomris Uyar’ın “Metal Yorgunluğu” öyküsünde kullandığı fotoğraf.
Tomris Uyar’ın fotoğrafın arkasına yazdığı not: “Edip Cansever, Turgut Uyar ve Mehmed Kemal’le bir pasaj keyfi”.
10 Şubat 2016 Çarşamba
3 Şubat 2016 Çarşamba
İNSAN BEYNİNİ ETKİLEYEN ON ROMAN
Edebiyatın‘iyileştirici’ niteliğinden yola çıkan bir grup bilim insanı, nitelikli romanların insan beynini geliştirip keskinleştirdiğini, sosyal bağları güçlendirerek kişiliği değiştirdiğini ve ilişki kurmayı kolaylaştırdığını belirledi.
Toronto Üniversitesi öğretim üyesi psikiyatr Keith Oatley ve Ingrid Wickelgren tarafından Scientific American’da yazılan makaleye göre, roman kahramanlarıyla özdeşleşmek, hem hayal dünyasını zenginleştiriyor, hem de sosyal bağları güçlendiriyor.
Nitelikli bir roman, bu etkileriyle insan beynini de keskinleştiriyor ve insan davranışlarına ilişkin bilgiler veriyor. İki bilim insanı, insan beynini en fazla geliştiren on romanı da tespit etmişler. Listede Tolstoy’un Anna Karenina veya Virginia Woolf’un Bayan Dalloway’ın yanı sıra Muhsin Hamid’in 2007 yılında yazdığı ‘The Reluctant Fundamentalist / Gönülsüz Köktendinci’ isimli romanı da yer alıyor.
Listede yer alan romanlar şöyle:
25 Aralık 2015 Cuma
MUTSUZ OLMAK/WILHELM SCHMID'I OKUDUNUZ MU?
Kitabın arka kapağını pek okumam. Bu kitabı ve yazarı hiç
bilmiyordum. Arka kapağa göz gezdirdiğimde bu kitabı çok seveceğimi anlamıştım.
Size sadece kitabın içinden birkaç cümle yazacağım. Kararınızı siz verin. Ben
okurken çok keyif aldım.
“Mutluluk önemlidir ama anlam
daha önemlidir.”
… “ Ama nasıl bir hayat? Açılmak, temkinle de olsa kendini
hayatın belirsizliklerine bırakmak daha caziptir. Bazen de tam da talihsiz
hadiseler yeni bakış açılarına imkân verir.”
“ Mutluluğunu sağlığa bağlarsa, bir nezle bile onu mutsuz
edebilir. Hep eğlence istiyorsa gönlü, bir saat sıkılmak onu mutsuz etmeye
yeter. Hep genç kalmayı istese, yaşlanmak ona daha fazla acı verir. Hayat sırf
zevk almak için mi yaşanır?”
“ Ne var ki mutluluğu bir tür daimi zevkte aramak, mutsuz
olmanın en emin yoludur.”
Hayatın getirdiği mutluluk ve mutsuzlukları bir bütün olarak
kucaklamak gerektiğini ve hayatın değişmez dengelerinin olduğunu bize akıcı bir
dille anlatan yazar, mutsuz olmaktan korkmamamız gerektiğini nedenleri anlatıyor.
Sohbet tadında bir kitap. İyi okumalar…
TÜRKAN/ AYŞE KULİN'İ OKUDUNUZ MU?
Avuçlarımda
sıcacık bir hayat hikâyesi var. Sıcak, samimi ve gurur duyulacak bir hayat
hikâyesi… Herkes gibi takdir ettiğim Türkan Saylan’ın hayatını okuduğumda ona
olan hayranlığım on kat daha arttı. Ömrünü, ülkesi ve ülkesinin insanları için
harcamış; mesleğine âşık bir insan… Bir profesörün insani duygularını
kaybetmeden aklın ve vicdanın yolunda hiç yılmadan yürünebileceğini gösterdiği
örnek bir hayat Türkan Saylan’ın hayatı.
Türkan doktor, iki
kere vereme yakalanıyor. Biri hamileliği sırasında hem de. Buna rağmen
ihtisasını tamamlıyor, yürümeyen iki evlilik bitiriyor. Burs kazanıyor ve İngiltere’ye
gidiyor. Bu arada iki çocuğunu da yalnız büyütüyor. Çapa’da doçent oluyor. İkinci yabancı dil için
Fransa’ya gidiyor. Burada Lepra çalışmaları yapıyor. Bakırköy Ruh ve Sinir
hastalıları hastanesinde cüzzam pavyonlarında çalışmaya başlıyor. Cüzzamla
Savaş Derneği’ni kuruyor. İngiltere’de bununla ilgili çalışmalar yapıyor ve bunları
burada uyguluyor. Bu arada tezini yazıyor ve profesör oluyor, Lepra Araştırma
ve Uygulama Merkezi’nde müdürlük yapıyor. İngiltere dermatologlarının ünlü
kulübü Dowling Club’ın onur üyesi seçiliyor. Dermatolojinin Anabilim Dalı Başkanlığı’na
atanıyor. ÇYDD’yi kuruyor. Anadolu’nun en ücra köşelerinde gönüllü genç
doktorlarla cüzzam taramaları yapıyor. Bu insanların iyileşebileceğini ve diğer
insanlar gibi sosyal hayatın içerisinde dışlanmadan yaşayabileceğini herkese
kanıtlıyor. Sadece bu insanları iyileştirmekle kalmıyor onların hayatlarının
geri kalan kısmında da yanında oluyor. İş sahibi yapıyor, yuva kuracaklara
yardımcı oluyor, çocukları olduklarında o çocuklara eğitim bursu bularak bir
ömür boyu onların yanına oluyor ve Türkan hoca söyle diyor: Çünkü hekimlik acılara
eğilmektir, acıları dinlemektir, acıları dindirmektir. Sonsuz özveri ister. Bence bu söz onun nasıl bir yüreğe sahip
olduğunu en acık şekilde bize anlatıyor.
13 Aralık 2015 Pazar
OTOMATİK PORTAKAL'I OKUDUNUZ MU?
"Tüm hayvanların en zekisi iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna sistematik bir baskı uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenler kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum..." diyor yazar.
Türkiye İş Bankası yayınlarından çıkan kitap geceleyin sokaklarda
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






