1 Ocak 2014 Çarşamba

BOOK THIEF (KİTAP HIRSIZI)

image14-200x240Kitap Hırsızı 25 Nisan’da gösterime giriyor Okuma listeme ekleMarkus Zusak’ın aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan “Book Thief” adlı filmin Oscar Ödülleri’ne de yetişerek dahil olacağı bildirildi.
                                       İkinci Dünya Savaşı dönemi, kitaplara düşkün Alman bir kız çocuğu, savaşın etkileri, evdeki sığınmacı Yahudi çocuk ve soykırım… Tüm bunlar Oscar Ödülleri jürisi için oldukça yeterli sebepler gibi görünüyor. Türkiye için vizyon tarihi 25 Nisan 2014 olarak belirlenmiş. Türkiyeli kitapseverlerin merakla beklediği film için beklentiler epey yüksek.

Sizce çocukluk nedir?

 

511-19122013184834Gönlünce oyun oynamak, uzun yaz tatillerinin tadını çıkarmak, saatlerce çizgi film izlemek, uçurtma uçurmak, sorumluluktan uzak rahat bir yaşam sürmek…
Soru size basit gelmiş olabilir. Ama emin olun yanıtı hiç de sandığınız kadar kolay değil.
Öğretmenleri “Çocukluk nedir? Bununla ilgili en az otuz sayfalık bir proje ödevi hazırlayacaksınız,” dediğinde Arda ve sınıf arkadaşlarını büyük bir telaş sarar. Hepsinin bildiği, bizzat yaşadığı bir şeydir çocukluk. Fakat bunu kâğıda döküp anlatmak hiç de kolay değildir. Arda’ya soracak olursanız çocukluk zorlu bir mücadele. Sürekli ders çalışmak, ödev yapmak, bakkala gitmek, azar işitmek derken günler peşi sıra geçip gidiyor. Oysa yetişkinlerin algısına göre çocukluk renkli anılarla dolu bambaşka bir serüven. Geç kalmadan birileri Arda’ya çocukluğun gülen yüzünü göstermeli. Neyse ki servis şoförü Adnan amcanın Arda’nın ödevine yardımcı olacak harika bir fikri var: Sihirli sözcükler…

Frenküzümü hikâyesinde Nikolay’ın kardeşi söyler:

  “Güçlülerin küstahlığı, avareliği, zayıfların cahilliği, yabaniliği, her yerde aklın alamayacağı bir yoksulluk, darlık, soysuzlaşma, sarhoşluk, ikiyüzlülük, yalan… bununla birlikte bütün evlerde, sokaklarda sessizlik, güvenlik; kentlerde yaşayan ellibin kişinin içinde bağıracak, öfkesini yüksek sesle haykıracak bir kişi yok. Yiyecek almak için pazarda gezenleri, gündüz yiyen, gece uyuyanları, saçma konuşanları, evlenen, ihtiyarlanan, ölülerini sessiz sedasız mezarlığa taşıyanları görüyoruz, ama acı çekenleri görmüyoruz, duymuyoruz; hayatta korkunç olan şeylerde kulis arkasında bir yerlerde geçiyor. Herkes sessiz, herkes rahat. Protesto eden yalnız dilsiz istatistik: Şu kadar insan çıldırdı, şu kadar içildi, şu kadar insan gıdasızlıktan öldü. (…) Bu susma olmasa mutluluk imkânsız olurdu. Bu genel bir hipnoz.”

23 Aralık 2013 Pazartesi

Barış Bıçakçı üzerine veciz sözler | Kutluşad Seferoğlu

barış-bıçakçı_108633“Sanatın amacı sanatı meydana çıkarmak ve sanatçıyı gizlemektir.”

21 Aralık 2013 Cumartesi

HAYATTA HER ŞEYİ ÇOK İYİ BİLEN İNSANLAR VARDIR


                   Hayatta her şeyi çok bilen insanlar vardır. Hayatın bütün düğümlerini çözmüş, bilge kişiler...Öyle her şeyi bilirler ki bunlar;  parmak uçlarına, belinin kıvrımına, diz kapaklarına, çatalı tutuşuna, dumanı savuruşuna, perdesinin püskülünden, ense köküne kadar bilgi vakur ve " burası zaten hep benimdi , benim kalacak" der gibi yerleşmiştir. Bilginin ağzına sürdüğü "bal" misali kendi kurallarının hüküm sürdüğü 80 m2'lik, 2 m2'lik bilemedin bir insan boyu imparatorluk(!) Gençlik enerjisiyle, sahte mutlulukların ve yalancı özgürlüğün verdiği sahte sarhoşluk.

                 Bilgi güven verir sana. İyiyi, kötüyü, renkleri, zulmü, riyakarlığı, yalanı, acıyı, haseti akla gelebilecek, varlığını insanoğlunun münasip bir zamanında, kendi kandırılmışlığını bastırmak ve kendine dahi bunu unutturmak için ürettiği, içi kurtlu dışı can alıcı kırmızılıkta elma şekerlerini sunar sana. Ve aldanırsın buna. Bilgi güven verir sana...İNANIRSIN VE GÜNENİRSİN ONA...

               O ise kendine inanır. Kendine kanar. İnsanoğlunun en ilkel duygusunu içinde fark etmeden büyütür. Bu arada dilinden sevgi sözcükleri, parmak uçlarından güzellik adına ne varsa onlar akar falan filan... Şöyle bir saçını savurur, yoluna bakar. "Ha ha! işte yine ben!" sesi ruhuyla damarları arasında kalan karanlık köşelerinde yankılanır. "İktidar sahibi olma" insanoğlunun en ilkel ve en vahşi duygusu...
             İNANIRSIN VE GÜVENİRSİN ONA... O ise iktidar canavarının diş çürüğünde kendi yok oluşunun resmini çizmekte...Gülümsemekte...

            

17 Aralık 2013 Salı

Ya Mona Lisa tablosu sahteyse?

      
Mona_LisaOkuma listeme ekleSanat hırsızlığı tarihi profesörü Noah Charney, CNN’de yer alan bir yazısında, Paris Louvre Müzesi’nde bulunan Mona Lisa ile ilgili ciddi iddialar gündeme getirdi. Chaney’e göre 1911’de Vincenzo Peruggia adlı bir İtalyan’ın çalmayı başardığı tablo, İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanların eline geçmiş ve Avusturya Alplerindeki Altaussee madeninde diğer çalınan eserlerle saklanmıştı. Bu dönemde, Nazilerin oluşturduğu bir ekibin Louvre ve Uffizi müzelerinin de bulunduğu yerlerden 5 milyon eser çaldıkları belirtiliyor. Louvre Müzesi yetkilileri de savaşta ünlü tablonun madende olduğunu ve 1945’te müzeye döndüğünü doğruluyor. Ancak işin ilginç yanı da, Charney’in de dahil olduğu uzmanlar, Naziler tarafından çalınan tablonun kopya olduğu ve gerçek tablonun Fransa’yı terk etmediği görüşünde. Buna göre Louvre Müzesi’ndeki tablonun sahte mi gerçek mi olduğu bir kez daha tartışma konusu oldu.

15 Aralık 2013 Pazar

İstanbul’da Beethoven Festivali

İstanbul’da Beethoven Festivali

Beethoven(1)Beethoven yapıtlarına adanan ve üç konserin verileceği “Beethoven Festivali”, 18-21 Aralık’ta İstanbul’da gerçekleştirilecek.
Besteci, yorumcu, klasik müzik tarihinin içinden seçilmiş tema ve farklı performans türleri gibi odaklar çevresinde kurgulanan, bu yıl klasik müziğin en büyük bestecilerinden kabul edilen Ludwig van Beethoven’a adanan festival, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenecek.
Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın (BİFO) her sezon İstanbullu müzikseverlere sunduğu yeni projelerden olan festival, 2010′da başlayan ve 2 yılda bir gerçekleştirilen BİFO&Fazıl Say Festivali ile dönüşümlü olarak yapılacak. Festival kapsamında, 20 Aralık Cuma akşamı Haliç Kongre Merkezi Sadabad Oditoryumu’nda düzenlenecek etkinlikte, Zeynep Tanbay’ın Beethoven’ın yaylı çalgılar dörtlüleri üzerine koreografisini yaptığı son yapıtı “Symbiosis”in dünya prömiyeri gerçekleştirilecek.
edebiyathaber.net (14 Aralık 2014)