12 Aralık 2013 Perşembe
MURAT GÜLSOY'DAN NOTLAR ( YARATICI YAZARLIK MERAKLILARINA)
Herkesin bir hikayesi vardır ve herkes hikaye yazabilir. Hikaye, temel bir zihinsel işlevdir. Bir hikaye ancak 5N1K ile anlamlı olur, diyor Murat Hocam. Yazı yazmak kendi klişelerimizi/ şablonlarımızı okura sunmaktır.
Kurmaca metin gerçek olmadığının farkında olmamıza rağmen okuduklarımızı gerçekmiş gibi algılamak üzere kitabın başında bir anlaşmaya imza atarız.
Hikaye Nasıl Kurulur?
Art arda gelen olaylar her zaman neden sonuç ilişkisi barındırmak zorunda değildir. Hangi sahneden sonra hangi sahneyi yazacağımız çok önemli. Bütünlük duygusu bizde estetik duygusunu oluşturur.
Geveze metin= Hikaye sarkmış= Uzun hikaye
Kurmaca yapıtlarda hız çok önemlidir. Hızlı olmalı fakat bazı sahneler uzatılabilir. Hikayede bir yere doğru gidildiği hissi olmalıdır. Hikayedeki kahramanların ve olayların potansiyellerinin gerçekleşmesi önemlidir. Bu enerji metnin başlangıcında okuru ileriye doğru yönelten temel güçtür. "Duvarda bir silah varsa mutlaka patlar." mantığı.
"Çatışma" bize karakteri tanıtır. Hikayeyi çatışma üzerine kurmalı. Beş duyuyu harekete geçirecek şekilde betimleme yapmalı.
Öykülerimin bir kısmı paranoyadan çıkıyor: "Ya şöyle olursa..." gibi. Bazen de somut bir olaydan çıkıyor ya da tarihteki gerçek bir kişiden.
Hikaye yazarken içe bakış çok önemli. Değişik ortamlarda çevreye yabancılaşıp öze dönme.
Finaller...
Roman ve öyküyü en çok sevdiren finalleridir. Hayatın sonu metnin sonu değildir.
Değerlendirme
Hikaye veya romanınızı yazdıktan sonra dikkat edikmesi gereken noktalar:
Unutmayın etkilenmiyorsanız, etkileyemezsiniz!
Edebiyat, kağıt ve samimiyet kokan çok güzel bir sohbetti.
3 Aralık 2013 Salı
HARİTADA KAYBOLMAK (BİRAZ DA YAZAR TANIYALIM)
"Kraliçeyi Kurtarmak" ve " Haritada Kaybolmak" adlı kitapları herkes bilir. Her yaş grubundan öğrencinin zevkle okuduğu ve elinden düşürmediği kitapların yazarını tanıyalım birazda...
2 Aralık 2013 Pazartesi
Yaratıcılığınızı sınırlayan 5 şey ve onlarla başetmenin yolları
Yaratıcılığınızı sınırlayan 5 şey ve onlarla başetmenin yolları
30 Kasım 2013 Cumartesi
Amerika’da basılan ilk kitap 14.2 milyon dolara satıldı
1640 yılında Cambridge’te basılan ve o zamandan bugüne 11 nüshası saklanan “The Bay Psalm Book”, Hıristiyan ilahilerin yer aldığı bir kitap. Sotheby’s Müzayede Evi’ndeki açık artırmada 14.2 milyon dolara satılan kitabın 30 milyon dolara kadar teklif alması beklenmişti. Bu beklentinin sebebi de, bundan bir önceki rekorun 2010 yılında John James Audubon’un 11.5 milyon dolara satılan “Birds of America” isimli kitabına ait olmasıydı.
Kitaba açık artırmada 14.2 milyon teklifini veren kişi ise, Carlyle Group’un kurucusu ve İcra Kurulu Başkanı Amerikalı işadamı David Rubenstein oldu. Sotheby’s, Rubenstein’in kitabı Amerika’daki kütüphanelere kısa süreliğine ödünç vermeyi planladığını söyledi. Sotheby’s Kitap Bölümü Sorumlusu David Redden, “Amerika’nın tarihi ve kültürü açısından bu kitap çok önemli, bu yüzden bu satış bizi çok heyecanlandırdı” dedi. Kitabın diğer nüshalarından biri Boston’daki Eski Güney Kilisesi, Harvard ve Yale üniversitelerinde bulunuyor.
Kaynak: zete.com (28 Kasım 2013)
Gençler basılı kitabı tercih ediyor
Gençler basılı kitabı tercih ediyor
4 Kasım 2013 Pazartesi
NAZİM HİKMETİN BİLİNMEYEN İKİ ŞİİRİ!..(Rüyalarımda daha bir kerre bile hapis olmadım)
* * *
Melih Güneş, Nâzım Hikmet’in 1921-1961 yılları arasını kapsayan şiirlerinden seçerek oluşturduğu, 1961 yılında Rusça yayımlanmış kitabını incelerken Türkçe son baskılarda göremediği “Bir Cezaevinde, Tecritteki Adamın Mektupları” bölümündeki bir şiirinin, Ekber Babayev’in hazırladığı Sofya baskılarında olduğunu fark ediyor. Şairin kendi seçtiği şiirlerinden oluşan Rusça kitapta, Senin Adını Kol Saatımın Kayışına Tırnağımla Kazıdım ile Bugün Pazar şiirlerinin arasında yer verdiği 1938 tarihli şiir, Aydın Aydemir‘in yazdığı 1970 yılında basılan Nâzım kitabında da bulunuyor. Şiir Nâzım Hikmet’in sağlığında basılan, iki ciltlik İtalyanca çevirilerin Poesie cildinde ve SSCB’de Rusça basılan Şiirler ve Uzun Şiirler kitabında da yer alıyor. Türkiye’de önce 1946 yılında, Orhan Burian’ın Kurtuluştan Sonrakiler adlı kitabında ve kitabın yeni baskısında da görülüyor. Daha sonra şairin toplu eserlerinde kendine yer bulamayan bu şiir, uzun yıllar sonra şimdi hayat buluyor:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

