16 Ağustos 2013 Cuma

MERAKLISINA DUYURULUR:)

Geoturka İlk Roman Yarışması

Geoturka Yayımevi’nin birincisini düzenlediği İlk Roman Yarışması’na son katılım tarihi 1 Eylül 2013. Yarışma koşulları şöyle:
“Kültür adına her yerde ve her dilde üretilen kaliteli eserleri desteklemek ve kendi insanımızla buluşturmak  adına ‘Değerleri Buluşturur’ sloganıyla yola çıkan Geoturka Yayımevi olarak geleneksel hale getirmek istediğimiz İlk Roman Yarışması’nın bu yılki başvuru koşulları aşağıdadır.
* Yarışmaya katılacak eserlerin 3 A4 sayfasını geçmeyecek özetlerinin www.geoturka.com web adresimizdeki ‘kitabımı basar mısınız?’ bölümünde yer alan ‘roman formu’yla birlikte info@geoturka.com adresine gönderilmesi gerekmektedir.
* Gönderilecek özetler ön elemeye tabi tutulacaktır. Ön elemeyi geçen eserlerin duyurusu web sitemiz, facebook ve twitter hesaplarımız aracılığıyla yapılacaktır.
* Yapılan ön eleme sonucu başvuran toplam eser sayısı 15 adede indirilecek ve bu eserler içinden seçici kurulumuzun yapacağı çalışmalarda seçilen ilk 3 eser yayımevimiz tarafından basılmaya hak kazanacaktır.
* Ön elemeyi geçen eserlerin A4 boyutunda 12 puntoyla 2 sıra aralıklı yazılmış tam metinleri, Klodfarer Caddesi No: 41/19 Sultanahmet Fatih/İstanbul adresine, 2 kopya halinde, kargo veya acele posta yoluyla gönderilmesi, ayrıca eserin dijital halini içeren bir cd veya harici belleğin de gönderiye eklenmesi gereklidir.
* Gönderilecek eserlerin basılmamış ve hiçbir yarışmaya katılmamış olması gereklidir.
* Yarışmaya katılacak yazar adaylarının daha önce, roman türünde hiçbir kitabının yayımlanmamış olması gereklidir.
* Yarışmaya son katılım tarihi, ön elemeye girecek roman özetleri için 1 Eylül  2013’tür. Ön elemeyi geçen eserler 15 Eylül 2013 tarihinde, kazanan 3 eser ise 15 Ekim 2013 tarihinde web adresimiz, facebook ve twitter hesaplarımız aracılığıyla duyurulacaktır.
* Yazar adayları yarışmamıza tek bir eserle katılabilir. Eserler Türkçe yazılmış olmalıdır.
* Eser herhangi bir roman türünde olabilir.
* Kolektif çalışmalar ödüle aday olabilir.
* Yazar adayları, gerçek kimlikleri yayımevimizde saklı kalmak koşuluyla isterlerse mahlas kullanabilirler.
* Gönderilen dosyalar geri iade edilmeyip imha edilecektir.”
edebiyathaber.net

14 Ağustos 2013 Çarşamba

CAN YÜCEL BUGÜN ANILIYOR...



Can Yücel bugün anılıyor Şair Can Yücel, ölümünün 14. yıldönümünde, bugün Kuzguncuk’ta anılıyor. Türkiye Yazarlar Sendikası, Kuzguncuklular Derneği ve Can Yücel Dostları tarafından ortaklaşa düzenlenen “Elbet bir çapulculuğu var akşamüstü saat beşte” adlı anma toplantısı, saat 19.30’da Kuzguncuk Çınaraltı Parkı’nda gerçekleşecek. Can Yücel’i anma toplantısının katılımcıları arasında Adnan Özyalçıner, Egemen Berköz, Sennur Sezer, Refik Durbaş, İsa Çelik, Nadir Göktürk, Yaşar Miraç, Gülsüm Cengiz, Müslüm Çelik, Mustafa Köz, Ferruh Tunç, Cihan Oğuz, Ercan Kesal, Metin Üstündağ, Hüsnü Arkan, Ayhan Bozkurt ve Cengiz Kılçer yer alıyor. Dostları Çınaraltı Parkı’nda Can Yücel’i anlatacaklar ve şiirlerinden örnekler okuyacaklar. Saat 21.00’de de Kuzguncuk Mülkiyeliler Birliği’nde fotoğraf sanatçısı İsa Çelik’in hazırladığı bir sinevizyon gösterisi yapılacak.
14 Ağustos 2013
http://www.edebiyathaber.net/

13 Ağustos 2013 Salı

NEDEN NİETZSCHE AĞLADIĞINDA?...

Hayatınızda bir kez olsun şöyle balkona oturup, yaşamak ile, ilgili aklınıza takılan üç soruyu düşündüyseniz "mutlaka okuyun" derim. Yoğun bir o kadar sürükleyici bir roman. Kitabin sayfalarında dolaşırken "tamam bu kadarmış, her şey bitti" derken sözcükler sizi yeni bir düşünsel maceranın içine çekiyor. Gerçek ile kurmacanın çok iyi harmanlandığı bir eser vermiş bize Irvın D. Yalom. Nietzsche, J.Breuer, Freud, Lou Salome ve daha bir çok tarihte yaşamış kişilikleri farklı yönleriyle tanıyacaksınız. Nietzsche Ağladığında edebiyatla da düşünülebileceğini gösteren müthiş bir örnek... Varoluşun kader, kader, inanç, hakikat, huzur, mutluluk, acı, özgürlük, irade...ve neden , nasıl gibi en önemli duraklarından geçen bir yolculuk başlar...
      Kendisiyle ve hayatla yüzleşmekten korkmayanlara... "Amor Fati" yi bulmanız dileğiyle... 


10 Ağustos 2013 Cumartesi

ELİF ŞAFAK'IN REKLAM MACERASI...

Elif Şafak’ın “reklam macerasına” tepki yağıyor


Geçtiğimiz günlerde Taraf yazarının köşesinde durumu bir hayli eleştirmesinden sonra Edebiyat dünyası da bir hayli karıştı diyebiliriz. Ahmet Ümit "Edebiyatçı olumlu olanı pekiştirmeli" dedi. En sert çıkış ise Pınar Kür'den geldi: Canı para kazanmak istiyorsa yazarlığı bıraksın…
Şafak'ın Garanti Bankası ile Türk Hava Yolları'nın ortak kredi kartıMiles&Smiles'ın reklamında rol almasına edebiyatçılar tepki gösterdi.
İşte görüşler…
Yazar meta üreticisi oluyor
Hilmi Yavuz: Edebiyat eserinin, edebi değil de ticari değeriyle bir meta olarak dolaşıma girdiği toplumlarda, yazarın da kendisini bir meta üreticisi olarak pazarlaması bana son derece mantıklı geliyor. Nobel ödüllüMeksikalı şair ve yazar Octavio Paz, haklı olarak, edebiyatın mantığıyla piyasanın mantığının örtüşmediğini bildiriyordu. İşte tastamam bu ayrımın ne demeye geldiğini anlatmak istiyordu…
Kimseye 'Şampuan alın' demem
Ahmet Ümit: Kitaplarımızda insan ruhunu anlatıyoruz. Bunu anlatırken tarafsız değiliz. Olumluyu güçlendirmek için varız. Edebiyatın bir görevi, misyonu varsa o da budur. Misyonu olan bir edebiyatçının çıkıp banka reklamında, ürün tanıtımında bunu savunuyor, ortaya koyuyor olması kırılma yaratabilir. İnsanlar bizi yazdıklarımızla tanıyor. Kimseye şampuan, ayakkabı alın diyemem.
Kendine has asalet korunmalı
Pınar Kür: Yazarların böyle ticarileşmesine karşıyım. Her zaman da karşı oldum. Olabilir, insanların canı para kazanmak istediyse her türlü kazanabilir. Yazar olmasına gerek yok o zaman. Yazarlığın kendine özgü asaleti olduğunu düşünüyorum ve bu asaletin korunması gerektiğine inanıyorum.
Tasvip edilecek gibi değil
Ahmet Tulgar: Söylenecek fazla birşey yok. Elbette yazarın hiçbir şekilde tüketimi destekleyen oluşum içinde yer almaması gerekiyor. Kolay kolay tasvip edilecek bir şey değil.
İmitasyon rol rahatsız edici
Esmahan Aykol: Yazarların reklamda oynamasına, hatta soyunmasına bile karşı değilim. O reklamda beni asıl rahatsız eden Elif Şafak'ın Virginia Woolf imitasyonu olarak oynaması oldu…
Kaynak: haberdar.com

Voltaire’in en önemli yapıtı yeniden Türkçe’de


Düşünceleri ve eylemleriyle bir yüzyıla adını veren Voltaire’in en önemli yapıtı yeniden Türkçe'de…
 
Yaşamış en büyük filozoflardan biri olarak görülen Voltaire’in fikirleri bugün bile o kadar günceldir ki, yazdıklarının hiçbirinde modası geçmiş ya da tanınmadık bir şeye rastlanmaz. Akla gelen her türlü yazın biçimini kullanarak üretkenliğinin doruğuna ulaşan Voltaire, dönemindeki sansür yasalarına rağmen toplumsal devrimin tok sözlü savunucularından biriydi. Yazılarında hoşgörüsüzlüğü, dini dogmayı ve yaşadığı dönemin güç sahibi kurumlarını sürekli eleştirmişti.
 
Voltaire’in Felsefe Sözlüğü ilk olarak 1764 yılında basıldı.  Aydınlanma çağının en önemli yapıtlarından biri olarak görülen Felsefe Sözlüğü, alfabetik sıraya göre düzenlenen bir dizi kısa ve radikal makalenin kullanılmasıyla oluşturulmuş, bir “cep sözlüğü” şeklinde hazırlanarak halkın bütün kesimlerine ulaşması amaçlanmıştı. Resmi ve dini yetkililer tarafından sürekli kınanan, çeşitli ülkelerde toplatılarak yakılan bu eserde, 18. yüzyıl Fransız düşüncesine egemen olan toplumsal ve dini fikirler zeki ve iğneleyici bir dille irdelenirken, Voltaire’in sağduyu ve adaleti ihtiraslı bir şekilde savunması ön saflara çıkıyor. 
 
Voltaire’in Felsefe Sözlüğü’nde değindiği konular genellikle hayatı boyunca tanık olduğu adaletsizliklerin toplamıydı. Dini fanatiklik yüzünden masum insanların karşılaştığı adaletsiz davranışlara ve baskılara tanık olmak, yaşadığı dönemdeki bütün tehlikelere rağmen Voltaire’in böyle bir eseri ortaya çıkarma konusundaki azmini ateşlemişti. Esprili, dürüst, eleştirici ve çağdaş bakış açısına sahip bir filozof olarak tanımlanan Voltaire’in bütün özellikleri bu mükemmel yapıtta karşımıza çıkar. 
 
Voltaire’in Katolik Kilisesi’nin adaletsizlikleri, hoşgörüsüzlük, fanatiklik gibi konulara karşı duruşuyla, yaratancılık, hoşgörü, basın özgürlüğü gibi konuları savunuşu bu eserin konuları arasındadır.
Voltaire, Felsefe Sözlüğü, çeviren: Lûtfi Ay, İstanbul 2011, İnkılâp Kitabevi, 681 s.
 
Kaynak: Cumhuriyet Kitap