10 Ağustos 2013 Cumartesi

Keşke Bizde de Olsa...

Sevdiğiniz bir yazardan mektup almak ister misiniz?


Posta kutunuzdaki fatura ve broşürler arasında size özel yazılmış bir mektup görmeyeli ne kadar zaman oldu?
Bir de bu mektubun, en sevdiğiniz yazarlardan biri tarafından, size özel olarak gönderildiğini hayal edin!
The Rumpus sitesi Letters In The Mail adını verdikleri bir üyelik sistemi ile bu hayali gerçekleştirmeyi umut ediyor.
Fikrin güzelliği  kadar uygulaması da basit: Her hafta bir yazar, bir mektup kaleme alır ve bu mektup fotokopi yoluyla çoğaltılarak 5 dolar karşılığı üyelik sistemine katılanlara postalanır. Mektuplar internet ortamına aktarılmadığından yalnızca üyeler tarafından görülebilir.
Ocak ayında başlayan uygulamada üye sayısının şimdiden 2100’e ulaştığı söyleniyor.
Mektup alınabilecek yazarlardan bazıları şöyle: Stephen Eliot, Dave Eggers, Marc Maron, Aimee Bender, Nick Flynn, Margaret Cho…
Uygulamaya Amerika dışından üye olmak isteyenler ise 10 dolar karşılığı katılım gösterebiliyor.
Elçin Polat- edebiyathaber.net (05 Mart 2012) | Kaynak: huffingtonpost.com

9 Ağustos 2013 Cuma

TÜRKÇE'DEN İNGİLİZCE'YE GEÇEN KELİMELERİ MERAK ETTİNİZ Mİ?




Türkçe 'den İngilizce 'ye Geçen Kelimeler

Ayran - aynen aktarılmıştır
yoğurt - yoghourt, yoghurt, yogurt
Başıbozuk - "Bashi-bazouk" olarak geçmiştir
baklava - baklawa, baklava
boş, saçma (konuşmak) - bosh
beylik - beylik, beylic
Kazak - "Cossack" ( kazak erkek olarak kullanımı)
Dolma - aynı kalmıştır.
Döner - "Doner" olarak geçmiştir
efendi -effendi
ferman - firman
Ordu , "Horde" olarak geçmiştir aslında horde kelimesi kalabalık anlamına gelmektedir
yeniçeri - janizary, janisary
Kaftan - Kavass
kebap - kabob, kabab, kebab, kebob, cabob
han, kağan - khan
han - cham
çavuş - chiaus
kilim - kilim, kelim
Köşk - "Kiosk" olarak geçtiği söylense de kelime aslında almanca'da büfe anlamına ;gelmektedir
Kısmet - Kismet
kımız - kumiss, koumiss
Paşa - Pasha
Şiş - Shish
Lale - Tulip olarak tülbent kelimesinden geçtiği söylenmektedir
Turkuaz - Turquoise - Yurt
Bulgur - Bulghur
türban - turban
sipahi - spahi, spahee
şerbet - sherbet
sam yeli - samiel
sancak - sanjak
rakı - raki, rakee
pilav - pilau, pilaf, pilaff, pilaw
pastırma - pastrami

8 Ağustos 2013 Perşembe

bayramınız kutlu olsun

Fotoğraf: Mutlu BayramlarBayramların en güzel yanı yüzde bir  gülümseme, kalbe ılık bir dokunuş bırakabilmektir. Sevdiklerinizle şen kahkahalar attığınız güzel bir bayram geçirmenizi dilerim.

4 Ağustos 2013 Pazar

BÖYLE BİR ERKEK VAR MI?:)

“Aşık olunabilecek bir erkeğin özellikleri”

1980 başlarında bir yaz akşamı, Füsun Akatlı, Nimet Tuna ve Tomris Uyar, o dönemin gözde uğrağı Şadırvan’da buluşmuş, denizin tadını çıkarıyorlar. Konu bir ara aşka, sonra aşksızlığa, en sonunda da “aşık olunabilecek bir erkeğin özellikleri”ne geliyor ve bir oyuna dönüşüyor.

Sams’la haftanın her günü cumartesi!

 

Paul Maar’ın 9 ve üzeri yaş grubu için yazdığı “Sams’ın Maceraları” dizisinin ilk kitabı Sams ile Bir Hafta, Süheyla Kaya’nın çevirisiyle Can Çocuk tarafından yayımlandı.
Kimsenin, özellikle de Bayan Dırdır dediği Bayan Rotkohl’un gözüne batmadan yaşamaya çalışan Bay Taschenbier’in hayatı, istediği her şeyi gerçekleştirebilen Sams’ın gelmesiyle değişiyor.  Sams sayesinde daha cesur ve eğlenceli olabileceğini fark eden Bay Suspus, ayrılık vakti yaklaştıkça önceleri gitmesini istediği Sams’tan ayrılmak istemediğini anlıyor.
“Sams’ın Maceraları” aynı zamanda sinemaya ve kukla tiyatrosuna da uyarlandı. Serinin yazarı Paul Maar uzun yıllardan beri Almanya’nın en başarılı çocuk ve gençlik yazarı kabul ediliyor. Başta Almanya Gençlik Edebiyatı Ödülü olmak üzere pek çok ödül kazanan Paul Maar, hâlâ Almanya’da yaşamını sürdürmektedir.
“ ‘Lütfen sessiz ol,’ diye yalvardı Bay Suspus. ‘Yine Bayan Dırdır gelip kavga edecek benimle.’
‘Ondan gerçekten korkuyor musun?’ diye sordu Sams.
‘Her zaman dırdır yapacak bir şey buluyor,’ diye savundu kendini Bay Suspus. ‘Ne yaparsam yapayım, beni azarlamanın bir yolunu buluyor. Bazen bir dolabın üstüne çıksa da oradan inmese diye geçiriyorum aklımdan; gerçekten bunu diliyorum.’
‘Bir dolabın üstüne mi çıksın?’ dedi Sams. ‘Bunu mu diliyorsun baba? Harika fikir!’”
edebiyathaber.net (31 Temmuz 2013)

3 Ağustos 2013 Cumartesi

BÜYÜMEK

Büyümek...
Nedir acaba büyümek? Elimizin, kolumuzun, boyumuzun uzaması mı yoksa dünyayı kavrayıp matematik problemlerini daha iyi çözebilmek mi ki böyle ise ben daha hiç büyümemişim:) Belki de sorumluluklarımızın olmasıdır büyümek. Çocuk halimi düşünüyorum. Çocuk halim diyorum, çünkü ben bir halde kaldım ve sonrasında hiç değişemedim. Hep böyleydim yani:) Benim çocuk halimde de sorumluluklarım vardı. Mesela mahallemizin köpeği Kontes'in pireleri benim sorumluluğumdaydı ya da erik ağacının dalları... Bir de incir ağacından atım vardı. Lusi miydi atımın adı şimdi tam hatırlamıyorum. Onun temizliği ve tımarının sorumluluğu vardı. Vay be! Ne çok sorumluluğum varmış benim. Çocuk olmak değil mesele. Büyümek... 

2 Ağustos 2013 Cuma

Ece Ayhan'la tanışma vakti...

Ece Ayhan anlatıyor


Ece Ayhan'ı yakından tanımak isteyenler için önemli bir kitap olan "Ece Ayhan Çağlar Anlatıyor", şairin yaşamını anlatırken aynı zamanda bir döneme de ışık tutuyor.